Google

15 Ocak 2011 Cumartesi

bloguma giremiyorum beni başka sayfaya atıyor. eğer bana yardım edebilecek biri olursa mesajları bekliyorum.

28 Temmuz 2009 Salı

MERHABA


Merhaba, bir seneyi aşkın bir süredir hiçbir yazı gönderemedim. Çünkü bu sene birinci sınıfları okuttum ve bu çok sorumluluk isteyen bir sınıftı. Ama artık geri döndüm. bundan sonra elimden geldiği kadar yazılar göndereceğim. Herkese tekrar merhaba. bu resimdekilerde benim öğrencilerim.

24 Haziran 2008 Salı

CEVİZLİ TATLI EKMEK


Malzemeler:
  • 5 su bardağı un
  • 1 paket yaş maya
  • 1 su bardağı süt
  • 1 çay bardağı su
  • 150 gr. tereyağ
  • 1 çay bardağı toz şeker
  • 1 limon kabuğu rendesi
  • 2 yumurta

İç malzemesi:

  • 250 gr ceviz içi
  • 2 çorba kaşığı toz şeker
  • 1 çorba kaşığı tarçın
  • 1 paket vanilya
  • 1 çay bardağı bal
  • 1 yumurta beyazı

Derin bir kaba unu alıp ortasını havuz gibi açalım. Yaş mayayı unun ortasına koyalım. Üzerine süt, su, eritilmiş tereyağı, 2 adet yumurta ilave edelim. 1 adet limon kabuğu rendesi ekleyelim. Hamuru yoğurup yumuşak bir hamur elde edelim. İç malzemelerini başka bir kapta karıştıralım. Yağlanmış kalıbımıza hamurun yarısını koyalım. İç malzememizi hamurun üzerine yayalım. Kalan hamurumuzu kalıbımıza yerleştirelim. Önceden ısıtılmış fırında pişirelim. Ben sütü ve suyu ılık zannediyordum ama soğukmuş. Bu yüzden çok kabarmadı ekmeğim. siz dikkat edin. afiyet olsun.

Bu tarifi oktay ustanın tariflerinden aldım.

23 Haziran 2008 Pazartesi

PDÇS-25-TAHİNLİ KURABİYE


Malzemeler:
  • 200 gr margarin
  • 1 su bardağı tahin
  • 1 su bardağı pudra şeker
  • 1 paket vanilya
  • 2 adet yumurta sarısı (akı dışına)
  • Yeterince un

Şeker ve tahini derin bir kabın içinde karıştırın. Diğer malzemeleride koyup yumuşak bir hamur elde edin. hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp önce yumurta akına daha sonrada herhengi bir kuru yemişe batırıp yağlanmış tepsiye koyun. Ben dövülmüş badem kullandım üzeri için. Herkese afiyet olsun.

Bu tarifi PDÇS-25-Etkinliğine ev sahipliği yapan http://buramburam.blogspot.com' a gönderiyorum.

3 Haziran 2008 Salı

SOSİSLİ VE KIYMALI FIRIN MAKARNA

Aslında daha önce verdiğim fırın makarna tarifinden sadece kıyma kısmı farklı. Makarnaları haşlayalım. Kıymaları bir tavaya alıp kavuruyoruz. Kıyma suyunu verip tekrardan çekene kadar kavurmaya devam edelim. Daha sonra doğranmış domates ve yeşil biberi ve sosisleri ekleyelim. Domatesler hafif ölünceye kadar pişirelim. Beşamel sosumuzu hazırlayalım. Hazırladığımız kıymalı içi ve sosu makarnaya karıştıralım. Makarnayı ısıya dayanaklı kaba koyup fırına veriyoruz. Fırından çıkarmaya yakın rendelenmiş kaşarları makarnanın üzerine serpelim. Kaşar kızarınca fırından alıp afiyetle yiyelim.

1 Haziran 2008 Pazar

KIYMALI ENGİNAR DOLMASI


Enginar çok besleyici ve karaciğere birebirdir. Ben kişi başı bir tane yaptım ama bize bir tane fazla geldi. Hem iç hemde enginarı yiyince aşırı doyduk. Şimdi malzemeler ve yapılışı.
Malzemeler:
  • 4 enginar
  • 1 adet orta boy domates
  • 2 adet yeşil biber
  • 2 adet kuru soğan
  • 3 diş sarımsak
  • Maydonoz
  • Pirinç
  • tuz, karabiber, salça
  • Limon suyu

Enginarları yere vurarak yapraklarını ayırın. Ayrılan yaprakların ortasındaki tüylü bölgeyi temizleyin. Tabandaki yaprakları ve dikenlerini temizleyin. Limonlu suya atıp enginarların kararmasını engelleyin. Diğer malzemelerden kıymalı sarma içi hazırlar gibi iç hazırlayın. Bu içi yaprakların arasına ve enginarın ortasına koyun. Bir tencereye enginarları yerleştirip yarısına gelecek kadar su koyun ve pişmeye bırakın. Yapraklar yumuşayınca pişmiş demektir. Afiyet olsun.

29 Mayıs 2008 Perşembe

İSTANBULUN FETHİ

İstanbulun fethinin 555. yılı. Tarih boyunca İstanbul hiç bir millete bu kadar uzun süre ait olmamıştır. İstanbul bir Türk şehri ve ilelebet böyle kalacaktır.



26 Mayıs 2008 Pazartesi

PDÇS-24- ÇİKOLATA SOSLU PARFE



Yaz aylarında yenebilecek çok güzel bir lezzet tarifi vereceğim. Ayrıca bunu pdçs etkinliğine ev sahipliği yapan http://keyiflimutfagim.com/ a gönderiyorum.


Malzemeler:
  • 4 yumurta
  • 2 paket krem şanti
  • 1 büyük paket gofret
  • 1 paket kakaolu bisküvi
  • 2 su bardağı süt
  • 1 çorba kaşığı şeker
  • 1 tutam tuz
  • İri dövülmüş fındık

Sosu için:

  • 1 çorba kaşığı un
  • 2 çorba kaşığı nişasta
  • 3 çorba kaşığı kakao
  • Yarım su bardağı şeker
  • 1 su bardağı süt
  • 1 su bardağı su
  • Ceviz büyüklüğünde margarin

Krem şantileri süt ile hazırlayalım. Yumurtaların akına bir tutam tuzu ekleyip iyice köpürene kadar mikserle çırpalım. Yumurtaların sarısınada şekeri ekleyip bunlarıda iyice çırpalım. Bu malzemeleri krem şanti ile karıştıralım. Bisküvi ve gofretleri iri iri parçalayıp fındıklarla birlikte kremşanti yumurta karışımına ekleyelim. Derin bir kaba streç film geçirip hazırladığımız karışımı dökelim. Kaşıkla iyice bastırıp dondurulmak üzere buzluğa koyalım. Bir tencereye margarin haricindeki diğer sos malzemelerini koyup pişirelim. Koyulaşınca soğumak üzere ocaktan alalım. Soğuyunca margarini içine katıp çırpalım. Donan parfemizi dolaptan alıp sosumuzu üzerine dökelim. İsterseniz hazır çikolata sosuda hazırlayabilirsiniz. Afiyet olsun.

20 Mayıs 2008 Salı

PDÇS 23 İNCİRLİ PASTA



Uzun bir zamandır blogumla ilgilenemedim. Çocukların, ardından benim rahatsızlanmam ayrıca bu havaların verdiği bir rehavent her şeyi boşladım. Yaptıklarımında fotoğraflarını çekemedim. Eceabatta havalar ısınınca evde durmanıza imkan yok. Bir tarafta mavinin her tonu diğer tarafta yeşil her tonu. İnsan kendini evden dışarılara atmak istiyor. Çocuklarımda benimle aynı duygularda olduğu için kendimizi evde tutamıyoruz. Eceabatın ayrıca denizi ve yeşilliği dışında çanakkale deniz zaferinin geçtiği yer olmasından dolayı çok önemli bir özelliği var. Burda bastığınız hemen her yerde bir şehidimiz yatıyor. Bu arada bu konuyu açmışken, buraya gelen insanlarımızın bazı hareketlerini görüyorum ve çok kızıyorum. Dediğim gibi burada çoğu yerde bir şehidimiz yatıyor. Mezar taşları artık görünmez bir hale gelmiş. Turların rehberlerinin belirtmesine ve tabelalar koyulmasına rağmen insanlarımız dikkat etmeden mezarların üzerine basarak geziyorlar. Gerçek şehitlik yazan yerlerde şehitlerimizin mezarları bulunuyor. Taşlarda çok belirgin olmadığı için dikkat etmeden geziyor ziyaretçiler.
Neyse uzunca bir aradan sonra ilk tarifimi veriyorum. İnciri sevenler için çok güzel bir tat. Ayrıca bu tarifi http://deryadanlezzetler.com/ da düzenlenen pdçs 23 etkinliğine gönderiyorum.

Malzemeler:
  • 3 yumurta
  • 2 su bardağı un
  • 2 su bardağı şeker
  • 1,5 su bardağı çekilmiş ceviz
  • 10 adet kuru incir
  • Kabartma tozu
  • Yarım çay bardağı sıvı yağ

Kreması için:

  • 1 yumurta
  • 1/2 çay bardağı un
  • 1 çay bardağı şeker
  • 2 su bardağı süt
  • 75 gr margarin

İncirleri bir gece önceden küçük küçük kesip bir su bardağı su ile ıslayalım. Yumrtaları ve şekeri bir kaba alıp iyice çırpalım. İncirleri suyu ile birlikte ekleyelim. diğer malzemeleride ekleyip kek hamurumuzu elde edelim. Yağlanmış kalıbımıza koyup daha önceden ısıtılmış fırında pişmeye bırakalım. Kremamızı pastamız soğuyunca yapalım. Kekimiz soğuk kremamız sıcak olsun. Tencereye sütü, unu, şekeri ve yumurtayı koyup krema kıvamına gelene kadar pişirelim. Pişen kremamızın içine margarinimizi ekleyelim. Ben kekimi iple ikiye böldüm ve arayada krema sürdüm ama krema az geldi. Siz isterseniz krema miktarını arttırabilir yada keki bölmeden sadece üzerine sürebilirsiniz. En son limon kabuğunu rendeleyerek pastamızı süsleyebiliriz. Herkese afiyet olsun.


5 Mayıs 2008 Pazartesi

İNCİR REÇELİ



Malzemeler:
  • 60 adet incir
  • 4 su bardağı şeker
  • Göz taşı( mercimek tanesi kadar)
  • Karanfil veya vanilya
  • 1 çay kaşığı kadar limon tuzu

İncirleri ve göz taşını bir tencereye alıp bol suda pişirelim. Göztaşı bazı aktarlarda zehirli bir şekilde satılırken bazılarında zehirli şekilde satılırken bazılarında zehirli değil. ben anlamadım ama siz aktardan alırken sorun. Eğer zehirli ise hiç dokunmadan koyun tencereye. İncirler hafif yumuşayınca tencereyi ocaktan alın ve bolca yıkayın. Yıkarken arada bir incirlerin suyunu iki parmağınızla sıkın. Şekerimizi tencereye koyalım ve üzerine çıkacak kadar suyumuzu ekleyip kaynamaya bırakalım. Kaynayınca içerisine incirlerimizi koyalım. İncirlerimiz yumuşamaya başlayınca karanfili koyalım. Koyulaşıp incirler şerbeti içine çekip şişince limon tuzunu ekleyelim.Bir taşım daha kaynatıp ocaktan alalım. Bir bardağın içine su koyalım, reçelimizden damlatalım. Eğer damlamız dağılmayıp dibe çöküyorsa olmuş demektir reçelimiz. Soğuyunca kavanoza koyalım. 60 adet incirden resimde gördüğünüz kadar reçel çıktı. Herkese afiyet olsun.



2 Mayıs 2008 Cuma

HATA VE ÖZÜR DİLEME

Arkadaşlarımın bazılarının bloglarını ziyaretimde gördüm ve hemen okudum bu yazıyı. Her kelimesine de yürekten katılıyorum. Sadece şiddetin yaşadığı bir toplum olduk. Oysaki biz böyle bir millet değildik. Bir merhabayı esirger olduk. Sayfamı ziyaret edenlerin mutlaka okumasını istiyorum bu yazıyı. Okuyup uygulayan herkese teşekkürler.

Ben bir hata yaptım.
Hani ağzımdan kaçtı derler ya…
Farkında bile değildim üstelik.
Bana; insanı öfkeyle dolduruşa getiren bir yazı yazdığımı düşündüğü için eleştirisini yollayarak güzelce kulağımı çeken bir okurum; “Lütfen yazılarınızda “balgam” gibi bir kelime kullanmayın” dediğinde farkına vardım.
Ben de öfkeme yeniliyorum.
Yanlış bu işte.
Bunu fark ettiğimde başka bir şeyi daha fark ettim.
Bizim için, sevinç ve takdir dile getirmek zor.
sövmekve yermek çok kolay.
Yüreklendirme yok.
Özür dilemeyi bilmiyoruz.
“Merhaba dersen borçlu çıkarsın!” şeklinde yaşıyoruz.
Maç galibiyetleri dışında sevinçten sokaklara döküldüğümüz var mı? Onda da silahlar patlıyor zaten...
Peki ya hiç olumlu eylem yapmışlığımız?
Yani demek istediğim, bugüne kadar beğenmediğimiz bir şey olduğunda ya hep bağıra çağıra tepiştik ya da ışık söndürerek, siyah kurdele takarak kızgınlığımızı dile getirdik.
Aydınlık Türkiye için kendimizi karanlığa mahkum ettik. Ha diyeceksiniz tasarruf ettik... O ayrı da...
Ben başka bir şeyden bahsediyorum.
Neden “Merhaba Deme Eylemi” yapmıyoruz?
Kimseden korkmadan, inadına, herkese gülümseyerek “Merhaba!” desek mesela...
Bunu bir eylemle başlatıp kendimize iyi bir alışkanlık edindirsek ya.
Ya da ne bileyim...
Öfkeye inat “Gülümseme Eylemi!” yapsak.
Siyah kurdeleler yerine, GÖKKUŞAĞI renklerinde kurdeleler taksak arabalarımızın antenlerine.
Radyolarımız insanlara “Günaydın!” deme çağrısında bulunsa...
Nezaket adına “Bayanlara Kapı Açma Eylemi” başlatsak mesela.
Küfür edenin ağzına pul biber sürmek yerine, “Al sana şeker! Ye de ağzın tatlansın eylemi” yapsak...
İyi bir başlangıç olmaz mı?
Radyolardan, büyük yazarlardan, blogculardan bu konuda destek istesem, alabilir miyim?
Bu önerimi elden ele dolaştırsak, destek çıkar mı birileri sizce?
Yoksa ben hayal aleminde uçmaya başladım da,
Kanatlarım kırılıp düşecek miyim yere?
Yonca

“umutekeriyilikbiçer”

1 Mayıs 2008 Perşembe

PİZZA TADINDA EKMEK

Hep ekmek yapmak istiyordum. Ama benim ekmek makinem olmadığı için olurmu olmazmı diye düşünüyordum. Bu tarifi buldum ve denedim. Sizlerinde denemesini tavsiye ediyorum. Şimdi size tarifi vereyim.

Malzemeler:


  • 1 paket yaşmaya

  • 1/2 çay bardağı sıvıyağ

  • 2 bardak ılık su

  • 4- 5 bardak un

  • Tuz

İç malzemesi:



  • 150 gr kıyma

  • 1 adet kuru soğan

  • 2 adet domates

  • 1 adet yeşil biber

  • Kekik, salça

  • Karabiber, tuz

  • Sıvı yağ

Öncelikle içimizi hazırlayıp soğutmalıyız. Kıymamızı bir tavaya alıp kavuralım. Kıyma suyunu bırakıp çekince küp küp doğradığımız soğanı, salça ve yağımızı koyup biraz daha kavuruyoruz. Diğer malzemeleri ekleyip domatesler yumuşayana kadar pişiriyoruz.


Mayamızı derin bir kaba alıp ılık suyumuzuda ekleyip eritiyoruz. un dışındaki malzemeleride koyup unumuzu yavaş yavaş ekliyoruz. İyice yoğurup pürüssüz bir hamur elde ediyoruz. Hamurumuzun üzerini bir bezle kapatıp 20 dakika kadar bekletelim. Hamurumuzu dikdörtgen şeklinde açalım. Kenarlar boş kalacak şekilde iç malzememizi yayıyoruz. Hamurumuzu rulo şeklinde sarıyoruz. kenarları iyice yapıştırıp altta kalacak şekilde kalıba koyuyoruz. Yağladığımız dikdörtgen kalıbımızın içine ekmeğimizi koyup yarım saat kadar daha bekletiyoruz. Daha sonra 200 derecede önceden ısıtılmış fırında pişiriyoruz. Fırınınızın alt gözüne koyup pişirirseniz daha iyi olur. Herkese afiyet olsun.

29 Nisan 2008 Salı

ALMAN PASTASI


Bu pastamın tarifini http://asotu.blogspot.com/ dan aldım. Arkadaşa bu güzel tarifi ve diğer tarifleri için teşekkürler.
Malzemeler:
Keki için:
  • 2 Yumurta(oda sıcaklığında bekletilmiş)
  • 2 çay bardağı şeker
  • 1 yemek kaşığı eritilmiş soğutulmuş tereyağ
  • 1/2 çay bardağı süt
  • 1/2 çay bardağı yoğurt
  • 3 çay bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu

Kreması için:

  • 2 su bardağı süt
  • 2 yemek kaşığı un
  • 4 yemek kaşığı şeker
  • 1 tatlı kaşığı tereyağ
  • 1 paket vanilya

Yumurtaları iyice çırpalım.Şekeri ekleyerek çırpmaya devam edelim. Eriyip soğuttuğumuz tereyağını, sütü, yoğurdu, unu, kabartma tozunu ekleyerekiyice çırpalım. Yağlanmış kalıbımıza hamurumuzu koyup 180 derecede önceden ısıttığımız fırında pişirelim. Kekimiz pişince soğumaya bırakalım.

Tencereye yağ hariç kremamızın diğer malzemelerini koyup altını yakmadan önce iyice bir çırpalım. tenceremizi ocağa koyup krema kıvamını alana dek karıştıralım. Ocaktan indirince tereyağımız ekleyelim. Kekimiz soğuyunca ip yardımıyla ikiye ayıralım. Kekimizin alttaki parçasının üzerine kremamızı sürelim. Diğer parçamızı üzerine kapatalım. En üstede pudra şekeri serpelim. Afiyet olsun.



27 Nisan 2008 Pazar

PDÇS-22- KOLAY PASTA



Bu pastayı şeker kirizimin tuttuğu bir gün yapmıştım. çok kolay bir pasta ama sadece yaptıktan sonra yemek için biraz beklemek gerekiyor. Bende hemen yerim diye düşünmeden yaptım ama şeker krizim geçene kadar pasta daha donmamıştı. Birde yaparken ben bir hata yaptım. Hemen soğusun yiyeyim diye sıcak sıcak dolaba koydum ve pastanın üzeri çatladı. Pastanızı biraz soğuduktan sonra dolaba koyun. Bu tarifi etkinliğe ev sahipliği yapan http://fatostuncay.blogcu.com/ a gönderiyorum. Yapılışına gelince;

Malzemeler:


  • Bir paket kedi dili bisküvi

  • bir paket kakaolu hazır puding

  • bir paket kremşanti

  • 4 su bardağı süt

Kedi dili bisküvilerimizi küçük küçük parçalara ayıralım. Bir dak sütü alıp krem şantimizi yapalım. Kremşanti ve kedi dili bisküvilerimizi karıştırıp orta boy bir kelepçeli bir kalıba koyalım. Donması için buz dolabına koyalım. Bir tencereye kalan sütümüzü ve pudingimizi koyup pişirelim. Ocaktan indirince içerisine 1 tatlı kaşığı kadar margarin koyup eritelim. Bir süre karıştırıp ilk ısısını alalım. Dolabımızdan kalıbımızı alıp üzerine kakaolu pudingimizi dökelim. Bir süre dışarda bekletelim. Daha sonra dolaba koyup 3-4 saat kadar bekletelim. Dolaptan çıkarıncada afiyetle yiyelim.

MERCİMEKLİ ISPANAK YEMEĞİ


Bu yemek yapımı kolay ve çabuk hazırlanan bir yemek. Sadece ıspanakları çok iyi temizlemeniz gerekiyor. Ben genelde yemeklerimi göz kararı yaptığım için bu yemektede malzemelerde miktar veremeyeceğim.
Malzemeler:
  • Ispanak(sadece sap kısımlarını ve hemen bitimindeki yapraklar)
  • Mercimek
  • Kuru soğan
  • Salça
  • Sarımsak, tuz
  • Limon suyu

Ispanakları iyice yıkadıktan sonra kök kısmının ucunu kesip saplarını ilk taze yapraklarınıda alacak şekilde küçük küçük doğrayalım. Yeşil yaprakları almayalım. Ben genelde kalan yapraklara börek yapıyorum. Yani bir ıspanaktan iki yemek çıkıyor. Bir tencereye doğradığımız kuru soğanı, salça ve yağı koyup kavuruyoruz. Ispanaklarımızı yıkadığımız mercimekleri koyalım. Bir miktar kavurduktan sonra doğradığımız sarımsakları, limon suyunu ve tuzunu ekleyelim. üzerine çok az bir miktar su koyup pişmeye bırakalım. Limon suyu, sarımsak ve tuzu damak tadınıza göre bırakın. Mercimekler pişince yemeğiniz pişmiş demektir. Üzerine yada yanına yoğurt alıp afiyetle yiyin. Afiyet olsun.

26 Nisan 2008 Cumartesi

OĞLUM VE KALBURA BASTI TATLISI


Oğlum her zamanki gibi tam ben resim çekecekken tepemde bitti. Hemen çatalı alıp parçalamaya çalıştı. oğluma yeterki tatlı olsun nasıl olursa olsun. Tatlımın görüntüsü çok iyi olmadı ama tadı güzel.
Malzemeler:
Hamuru için:
  • 3 su bardağı un
  • 1 paket margarin(oda sıcaklığında yumuşamış)
  • 1 paket kabartma tozu
  • 2 yemek kaşığı sıvı yağ
  • 1/2 su bardağı yoğurt
  • 1 yumurta
  • Ceviz içi

Şerbeti için:

  • 3 su bardağı şeker
  • 3 su bardağı su
  • 1/4 limon suyu

Bir tencereye şeker ve suyumuzu koyup şerbetimizi kaynatıp bir köşede soğumaya bırakalım. Derin bir kabın içinde un ve margarinimizi iyice yoğuralım. Daha sonra diğer malzemelerimizi ekleyip kulak memesi kıvamında hamur elde edelim. Hamurumuzun üzerini kapatıp on dakika kadar dinlendirelim. Hamurumuzdan küçük parçalar alıp rendenin üzerinde açıp içerisine cevizimizi koyalım ve iki ucunu birleştirip kapatalım. yağladığımız tepsimize dizip kızarana kadar pişirelim. Ama dikkat edin benim kadar çokda kızartmayın. Fırından çıkarır çıkarmaz üzerine iyice soğuttuğumuz şerbetimizi dökelim. Üzerini başka bir tepsiye örtersek daha iyi şerbeti çekecektir. herkese afiyet olsun.

25 Nisan 2008 Cuma

MANTI


Mantı, mantı, mantı..... Bayılıyorum bu yemeğe. Hep yesem, her zaman yesem hiç bıkmam. Kızım ve ben mantıya bayılıyoruz. Kızım olur olmaz zamnda mantı istiyor. Bende yapıp buzluğa atıyorum. O ister istemez çıkarıyorum. Bu seferde arkadaşımız geldiği için hemen buzluktan mantı çıkardık. Elifin yani kızımın en sevdiği arkadaşı batuhan gelmişti annnesi ile birlikte. aynı okulda aynı sınıftalar. 23 nisan sonrası tatildi çocuklara, beylerde anzak törenlerinde görevli olduğu için yoktu. Sabah biz onlara gittik kahvaltıya sonrada onlar bize geldi öğle yemeğine. anlayacağınız evcilik oyunu oynadık dün. Şimdi mantı tarifinde.
Malzemeler:
Hamuru için.
  • Un
  • Tuz
  • Su

İçi için:

  • Kıyma
  • Soğan
  • salça
  • tuz, sıvı yağ

Hamur malzemelerini karıştırıp hamurumuzu elde edelim. Aynı şekilde doğradığımız soğan ve diğer malzemeleri karıştırıp iç malzememizide elde edelim. Hamurumuzdan açabileceğimiz kadar bezeler alıp açalım. Küçük küçük kesip, bu küçük parçalara iç malzemesinden koyup kapatalım. Bir tencerede su, yağ ve tuzu kaynamak üzere ocağa koyalım. Kaynayan suyumuza mantılarımızı atıp pişirelim. Pişen mantılarımızın suyunu süzüp tabaklara alalım. Üzerine sarmısaklı yoğurt ve biberli, naneli yağımızı gezdirip afiyetle yiyelim.

BENİM MİNİK FAREM


Benim çikolatadan yapılmış minik farem. Buğday tenli olduğu için kızıma çikolata oğlumda sarışın olduğu için limonata diyoruz evde. Buda kızımın 23 nisan kıyafeti. Burda minik bir fare rolünde. Canım hep böyle masum kalsalar. Seni çok seviyorum çikolatam. Sen benim ilk göz ağrımsın.

21 Nisan 2008 Pazartesi

YOĞURTLU SEMİZOTU

Ben bayılırım semizotuna. Şu anda pazarda seralarda yetiştirilenler var. Havalar biraz daha iyileşince tarlalarda bahçelerde kendi kendine yetişen semizotları çıkacak ve onlar çok daha leziz. Ben semizotunun yemeğini ve daha bir kaç çeşit salata ve yemeğini yapıyorum.
Geçen hafta çocukların hastalıkları ile uğraştım. Bulunduğum ilçede hastane olmadığı için feribotla karşıya yani çanakkaleye gidip geldim. Benim için çok yorucu oluyordu. İki çocukla feribota in bin ordan hastaneye git ve 1,5 -5 yaşındaki çocukları zabdet. Neyse canım o yorgunlukla imambayıldı istedi ve yaptım tabi.Yanınada bulgur pilavı ve yoğurtlu semiz otu. Bayılırım üçünede. Bütün yorgunluklarımı unuttum bu yemekle.
Semizotunu yapmak çok kolay. Semizotlarının sadece yapraklarını alın, gerçi dışarda kendi kendine yetişenlerin ben saplarınıda kullanıyorum ama markette ve pazardakilerin sadece yapraklarını kullanabiliyorum. Neyse yapraklarını koparın ve güzelce yıkayın. Bir diş sarımsağı üzerine bir miktar tuz atıp dövün. Sarımsağın üzerine semizotumuzun miktarına göre yoğurdu koyun ve semizotlarınıda koyup karıştırın. Sonrada benim gibi afiyetle yiyin. Herkese afiyetler olsun.

19 Nisan 2008 Cumartesi

ETLİ LAHANA SARMASI

Ben bayılırım lahana sarmasına. Bu yemeği daha önce yapmıştım ama yayınlamamıştım. Çünkü piştikten sonra resmini çekemeden yiyip bitirmiştik. Yapım aşamasındaki resimleri var ve burdaki ellerde canım anneme ait. Ben yapım aşamasını kaçırmamak için işi bırakıp hemen makineye sarıldım. Ama dediğim gibi pişince aklımbaşımdan gitmiş hemen yemeğe saldırmışım. resim çekmeyide unutmuşum. Yaptık ve afiyetle yedik. Şimdi tarifini size vermede.
Malzemeler:
  • Lahana
  • Kıyma
  • Domates
  • Yeşil biber
  • Kuru soğan
  • Sarımsak
  • Maydanoz
  • Limon suyu
  • Salça, yağ, tuz, karabiber




Lahanalarımızın iç kısmından sarma olabilecek olan yaprakları çıkaralım. Kaynar suya atıp bir iki dakika bekletelim. Böylece lahanamızın o pis kokusu ve sarımtırak rengi suyla gidecek yemeğinizin lezzetini bozmayacaktır.


Lahana dışındaki diğer malzemeleri karıştırıp iç malzememizi elde edelim. Sonrada lahanalarımızı sarıp tenceremize yerleştirelim. Pişirip afiyetle yiyelim. Kızımda bende bayılırız lahana sarmasına ve yerken kendimizi kaybederiz. Hepinize afiyet olsun.